جنب (cenb)
kelime https://kelime.com/arama/جنب

اَلْجَنْبُ [el-cenb] (cîm’in fethi ve nûn’un sükûnuyla) Yan; tekûlu: قَعَدْتُ إِلَى جَنْبِ فُلَانٍ وَإِلَى جَانِبِهِ بِمَعْنًى Ve bir kimsenin pehlûsın ya’nî yanın ufatmağa dahi derler; yukâlu: ضَرَبَهُ فَجَنَبَهُ أَيْ كَسَرَ جَنْبَهُ Ve davarı kendi cânibine çekmeğe de derler; tekûlu: جَنَبْتُ الدَّابَّةَ إِذَا قُدْتَهَا إِلَى جَنْبِكَ كُلِّهِ مِنَ الْبَابِ الْأَوَّلِ وَجَنَبْتُ الْأَسِيرَ جَنَبًا بِالتَّحْرِيكِ Ve bir nesneyi ırak etmek; yukâlu: جَنَبْتُهُ الشَّيْءَ أَيْ نَحَّيْتُهُ Kâlallâhu ta’âlâ: ﴿وَاجْنُبْنِي وَبَنِيَّ أَنْ نَعْبُدَ الْأَصْنَامَ﴾ (إبراهيم 35) Ve Yemen’den bir kabîlenin ismidir. Ve nâhiye ma’nâsına dahi gelir, ke-mâ kîle: اَلنَّاسُ جَنْبٌ وَالْأَمِيرُ جَنْبٌ

Diğer Diller

tr: cenb

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (10)
جنب (cenb)
kelime https://kelime.com/arama/جنب
جنب (Cenbî)
kelime https://kelime.com/arama/جنب
OS / GENEL OSMANLICA SÖZLÜĞÜ

(a. s.) : yan tarafa âit.

جنب (cenb)
kelime https://kelime.com/arama/جنب
OS / GENEL OSMANLICA SÖZLÜĞÜ

(a. i.) : yan, taraf.

جنب (cünüb)
kelime https://kelime.com/arama/جنب
جنب (ceneb)
kelime https://kelime.com/arama/جنب
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814

اَلْجَنَبُ [el-ceneb] (fethateynle) ve اَلْمَجْنَبُ [el-mecneb] (مَقْعَدٌ [mak’ad] vezninde) Bir nesneyi itip yanına doğru çekmek ma’nâsınadır, yedek çekmek gibi; yukâlu: جَنَبَهُ جَنْبًا وَمَجْنَبًا اِذَا قَادَهُ إِلَى جَنْبِهِ Ve جَنَبٌ [ceneb] (fethateynle) Davar kısmına 'ârız olan aksaklık gibi yürüyüş hâletine denir ki yanlarını çekerek yan yan yürümekten 'ibârettir. Ba’zen pek susuzluktan ve ba’zen fütûrdan nâşî olur. Ve جَنَبٌ [ceneb] Ziyâdesiyle susuzluktan devenin öykeni yanına yapışmak ma’nâsınadır. Ve kasîr nesneye denir. Ve şol جَلَبٌ [celeb] ki “لاَ جَلَبَ وَلاَ جَنَبَ” hadîsinde vârid olmuştur, ödül meydânında yanınca bir yedek at alıp altında olan at yoruldukta o yedeğe binip bu vechile âherleri sebk eylemekten 'ibârettir. Ve zekât husûsunda جَنَبٌ [ceneb], zekât-ı emvâl alan voyvoda mahall-i zekât olan yerden ba’îd mevzi’e varıp emvâlin yanına gelmesini emr eylemek yâhûd mâl sâhibi mâlını mevzi’inden teb’îd eylemekle voyvoda taleb-i zekât için dûr u dırâz tekellüfle varmağa muhtâc olmaktan 'ibârettir. Hülâsa جَلَبٌ [celeb] ve جَنَبٌ [ceneb] iki mâddede olacaklardır, biri sibâk ve biri zekât husûsundadır. İkisinden dahi nehy-i şer’î sâdır olmuştur, niteki “ج،ل،ب” mâddesinde beyân olundu.

Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok