zarf (ظرف)
kelime https://kelime.com/arama/zarf
OS / REDHOUSE TURKISH AND ENGLISH LEXICON-1890 Redhouse, J. W. (1890).Zarf.Redhouse Turkish And English Lexicon. https://kelime.com/kelime/zarf/6333540a101dea5b8e0e8ffe-63335ea4bafb252dfda83991/os/tumu/red Redhouse, J. M."Zarf." Redhouse Turkish And English Lexicon, 1890, kelime.com, https://kelime.com/kelime/zarf/6333540a101dea5b8e0e8ffe-63335ea4bafb252dfda83991/os/tumu/red Redhouse, J. W."Zarf." Redhouse Turkish And English Lexicon, İstanbul, 1890. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/zarf/6333540a101dea5b8e0e8ffe-63335ea4bafb252dfda83991/os/tumu/red

s. (pl. ظروف) 1. A receptacle, a vase. 2. All envelope, cover, wrap. 3. A sheath, scabbard. 4. T. A cup-holder, shaped like an English egg-cup, in which a small cup of coffee is placed. 5. An adverb. 6. T. A space, any limited space of time. 7. Graceful ingenuity of mind, manner or diction; elegance.

Diğer Diller

os: ظرف

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (4)
zarf (ظرف)
kelime https://kelime.com/arama/zarf
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814

اَلظَّرْفُ [ez-zarf] (zâ’nın fethi ve râ’nın sükûnuyla) Kaba denir, وِعَاءٌ [vi’â’] ma’nâsına; cem’i ظُرُوفٌ [zurûf]tur; yukâlu: عِنْدَهُ ظَرْفٌ أَيْ وِعَاءٌ ve minhu tekûlu’l-'Arab: هُوَ نَقِيُّ الظَّرْفِ أَيْ أَمِينٌ Ve رَأَيْتُهُ بِظَرْفِهِ أَيْ بِنَفْسِهِ Ve ظَرْفٌ [zarf] ve ظَرَافَةٌ [zarâfet] Masdar olurlar, bir adam zekî ve zîrek olmak ma’nâsına; yukâlu: ظَرُفَ الْغُلاَمُ ظَرْفًا وَظَرَافَةً مِنَ الْبَابِ الْخَامِسِ إِذَا كَيِسَ Lâkin ظَرَافَةٌ [zarâfet] kalîlü’l-isti’mâldir; şi’rde câ’izdir. Ve 'inde’l-ba’z ظَرْفٌ [zarf] ve ظَرَافَةٌ [zarâfet] lisâna mahsûstur ki kelâmı vech-i belâgat u letâfet üzere hoş-âyende ve nâzük söylemekten 'ibârettir, 'alâ-kavlin hüsn-i vech ve hüsn-i hey’et ve nezâket-i kıyâfetten 'ibârettir; fe-yukâlu: رَجُلٌ ظَرِيفٌ وَوَجْهٌ ظَرِيفٌ وَهَيْئَةٌ ظَرِيفَةٌ Yâhûd hemân vech ile lisâna mahsûstur. Yâhûd bezâ’at ve melâhatle muttasıf olarak zîrek ve zekiyyü’l-kalb olmaktan ‘ibârettir. Yâhûd ظَرْفٌ [zarf] ve ظَرَافَةٌ [zarâfet]le hemân civânlık ve şebâblık hevâ ve hiffetinde olan tâze mahbûb ve mahbûbeler sıfatlanırlar; pîr ve pîre-zen kısmı ve rü’esâ’ ve sâdât olanlar muttasıf olmazlar.

Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok