fl. 1. Uzun olmak, boyca kazanmak, tetâvül etmek: ağaçlar, saç, sakal uzamak; çocuklar ekseriya on sekiz yaşlarına dek uzarlar. 2. Zamanca daha uzun olmak, daha çok sürmek, imtidâd etmek: günler hayli uzadı; kânûn-ı evvel ibtidâlarında geceler çok uzar. 3. Sürmek, sürüncemede kalmak: bu iş çok uzadı; da’vâmız birkaç sene uzayacaktır. 4. Sonraya kalmak, te’hîr etmek: bu sene üzümün tatlılaşması çok uzadı. 5. Uzak olmak, uzağa gitmek.
"uzamak" kelimesini bütün sözlüklerde listele
"uzamak" kelimesi için başka anlamlar ekle
"uzamak" kelimesinin anlamını başka dillere çevirin
os: اوزامق
v. i. 1. To go to a distance. 2. To stretch; to grow longer; to extend. 3. To grow tedious, tiresome, irksome. 4. To become remote in time. 5. To be late in some act.
v. i. See اوزامق .
- 10 Sözlük İçinde Arama
- 3 Kelime Günlük Sorgu
- 2 Hassas Arama Sonucu
- 2 Benzerlerde Arama Sonucu
- 2 Anlamlar İçerisinde bulma
- 2 Metinler İçerisinde bulma
- 500 Karakter Günlük Çeviri
- 2 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Yok
- Kelime Kökeni Yok
- Gelişmiş Filtre Yok
- Reklam Gösterimi
- 25 Sözlük İçinde Arama
- 5 Kelime Günlük Sorgu
- 4 Hassas Arama Sonucu
- 4 Benzerlerde Arama Sonucu
- 4 Anlamlar İçerisinde bulma
- 4 Metinler İçerisinde bulma
- 1000 Karakter Günlük Çeviri
- 3 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Var
- Kelime Kökeni Var
- Gelişmiş Filtre Var
- Reklam Gösterimi Yok
- 50 Sözlük İçinde Arama
- 250 Kelime Günlük Sorgu
- Sınırsız Arama
- Sınırsız Benzerlerde Arama
- Sınırsız İçerisinde bulma
- Sınırsız Metinlerde bulma
- 10000 Karakter Günlük Çeviri
- 100 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Var
- Kelime Kökeni Var
- Gelişmiş Filtre Var
- Reklam Gösterimi Yok