sıf. 1. Kırılmış, münkesir, şikeste: kırık taş, değnek, testi; kolunun kırık yeri. 2. Soyu karışık, hâlis cins olmayan: kırık tazı. ≡ i. 1. Bir uzvun kırılmış yeri: kolun kırığını bağlamak; tabağın kırığını yapıştırmak. 2. Kırılan şeyin parçaları: cam kırığı. 3. Dökülüp, ayrıca parçalar haline konmuş şey: arpa, buğday kırığı.
"kırık" kelimesini bütün sözlüklerde listele
"kırık" kelimesi için başka anlamlar ekle
"kırık" kelimesinin anlamını başka dillere çevirin
os: قیریق
a. & s. See قیرق .
s. & a. 1. A broken place, a break, crack. 2. A fragment, a splinter. 3. Broken, cracked, fractured.
- 10 Sözlük İçinde Arama
- 3 Kelime Günlük Sorgu
- 2 Hassas Arama Sonucu
- 2 Benzerlerde Arama Sonucu
- 2 Anlamlar İçerisinde bulma
- 2 Metinler İçerisinde bulma
- 500 Karakter Günlük Çeviri
- 2 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Yok
- Kelime Kökeni Yok
- Gelişmiş Filtre Yok
- Reklam Gösterimi
- 25 Sözlük İçinde Arama
- 5 Kelime Günlük Sorgu
- 4 Hassas Arama Sonucu
- 4 Benzerlerde Arama Sonucu
- 4 Anlamlar İçerisinde bulma
- 4 Metinler İçerisinde bulma
- 1000 Karakter Günlük Çeviri
- 3 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Var
- Kelime Kökeni Var
- Gelişmiş Filtre Var
- Reklam Gösterimi Yok
- 50 Sözlük İçinde Arama
- 250 Kelime Günlük Sorgu
- Sınırsız Arama
- Sınırsız Benzerlerde Arama
- Sınırsız İçerisinde bulma
- Sınırsız Metinlerde bulma
- 10000 Karakter Günlük Çeviri
- 100 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Var
- Kelime Kökeni Var
- Gelişmiş Filtre Var
- Reklam Gösterimi Yok