hanîz (حنیذ)
kelime https://kelime.com/arama/hanîz
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814 Firuzabadi (1814).Hanîz.Ahmed Asım (çev.),Kamusu’l-Muhit. https://kelime.com/kelime/han%C3%AEz/63335d09101dea5b8e199df2-63335d0907ef266044b338f6/os/tumu/tumu Firuzabadi."Hanîz." Kamusu’l-Muhit, çev. Ahmed Asım,1814, kelime.com, https://kelime.com/kelime/han%C3%AEz/63335d09101dea5b8e199df2-63335d0907ef266044b338f6/os/tumu/tumu Firuzabadi."Hanîz." Kamusu’l-Muhit, çev. Ahmed Asım,İstanbul, 1814. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/han%C3%AEz/63335d09101dea5b8e199df2-63335d0907ef266044b338f6/os/tumu/tumu

اَلْخَنِيزُ [el-hanîz] (أَمِيرٌ [emîr] vezninde) Mâyesiz ekmek tiridine denir; tekûlu: أَكَلْتُ خَنِيزًا أَيْ ثَرِيدًا مِنَ الْخُبْزِ الْفَطِيرِ

Diğer Diller

os: حنیذ

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (2)
hanîz (حنیذ)
kelime https://kelime.com/arama/hanîz
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814

اَلْحَنْذُ [el-hanz] (hâ’nın fethi ve nûn’un sükûnuyla) ve اَلتَّحْنَاذُ [et-tahnâz] (تَذْكَارٌ [tezkâr] vezninde) Koyun ve kuzu ve buzağı makûlesini biryân edip kemâl üzere nuzc bulmak için üzerine kızgın taşlar vaz’ eylemek ma’nâsınadır; yukâlu: حَنَذَ الشَّاةَ حَنْذًا وَتَحْنَاذًا مِنَ الْبَابِ الثَّانِي إِذَا شَوَاهَا وَجَعَلَ فَوْقَهَا حِجَارَةً مُحْمَاةً لِتُنْضِجَهَا Mü’ellif burada ‘ibâre-i mersûme ile tefsîr eylemekle öylece terceme olundu. Lâkin Basâ’ir’de beyânına göre iki büyük kızgın taşlar aralığında taşları değişerek ve biryânı çevirerek biryân eylemekten ‘ibârettir. Ve taşların vaz’ı biryânın lüzûceti munsabb olmak içindir. Ve bu, ma’nâ-yı âtîden me’hûzdur. Kâlallâhu ta’âlâ: ﴿فَجَاءَ بِعِجْلٍ حَنِيذٍ﴾ أَيْ مَشْوِيٍّ بَيْنَ حَجَرَيْنِ وَإِنَّمَا يُفْعَلُ ذَلِكَ لِيَتَصَبَّبَ عَنْهُ اللُّزُوجَةُ الَّتِى فِيهِ وَهُوَ مِنْ قَوْلِهِمْ حَنَذْتُ الْفَرَسَ Ve kâle’l-Beydâvî: اَلْحَنِيذُ اَلْمَشْوِيُّ بِالرَّضْفِ وَقِيلَ اَلَّذِي يَقْطُرُ وَدَكُهُ Mü’ellif Basâ’ir’de vech-i mezkûr üzere kavleyni ma’nâ-yı vâhid olmak üzere cem’ eylemiştir. Ve sâhib-i Esâs ma’nâ-yı mezkûru mevzû’un-leh ve ma’nâ-yı âtîyi mecâz ‘add eylemiştir. Bu biryânın hülâsa-i tarîki budur ki bir fırın yâ tennûr yapıp içinde âteş îkâd ve üzerine taşlar vaz’ ve biryânı onun üzerine ve biryânın üzerine kezâlik kızgın kızgın taşlar vaz’ ederler. İntehâ. Ve حَنِيذٌ [hanîz] Atı bir yâ iki baş seğirttikten sonra terlemek için güneşe karşı üzerine çul örtmek ma’nâsınadır; yukâlu: حَنَذَ الْفَرَسَ إِذَا رَكَضَهُ وَأَعْدَاهُ شَوْطًا أَوْ شَوْطَيْنِ ثُمَّ ظَاهَرَ عَلَيْهِ الْجِلاَلَ فِي الشَّمْسِ لِيَعْرَقَ Ve yola giden adamı güneş yakıp kavurmak ma’nâsına müsta’meldir; yukâlu: حَنَذَتِ الشَّمْسُ الْمُسَافِرَ إِذَا أَحْرَقَتْهُ وَصَهَرَتْهُ

Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok