cevelân (جولان)
kelime https://kelime.com/arama/cevelân
OS / REDHOUSE TURKISH AND ENGLISH LEXICON-1890 Redhouse, J. W. (1890).Cevelân.Redhouse Turkish And English Lexicon. https://kelime.com/kelime/cevel%C3%A2n/63335469101dea5b8e0f120d-63335e61bafb252dfda6d2d2/os/tumu/red Redhouse, J. M."Cevelân." Redhouse Turkish And English Lexicon, 1890, kelime.com, https://kelime.com/kelime/cevel%C3%A2n/63335469101dea5b8e0f120d-63335e61bafb252dfda6d2d2/os/tumu/red Redhouse, J. W."Cevelân." Redhouse Turkish And English Lexicon, İstanbul, 1890. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/cevel%C3%A2n/63335469101dea5b8e0f120d-63335e61bafb252dfda6d2d2/os/tumu/red

vn. A going round in an orbit; revolution, gyration; especially, a circling about, as a horseman around his antagonist, or as a traveler in his journeying.

Diğer Diller

os: جولان

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (4)
cevelân (جولان)
kelime https://kelime.com/arama/cevelân
OS / GENEL OSMANLICA SÖZLÜĞÜ

(a. i.) : dolaşma, dolanma, gezinme.

cevelân (جولان)
kelime https://kelime.com/arama/cevelân
cevelân (جولان)
kelime https://kelime.com/arama/cevelân
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814

اَلْجَوْلُ [el-cevl] (cîm’in fethi ve zammıyla) ve اَلْجُؤُولُ [el-cu’ûl] (قُعُودٌ [ku’ûd] vezninde) ve اَلْجَوَلَانُ [el-cevelân] (fetehâtla) ve اَلْجِيلَانُ [el-cîlân] (cîm’in kesriyle ki aslı جِوْلَانٌ idi) Bunlar mutlakan dolanmak ma’nâsınadır; yukâlu: جَالَ فِي الطَّوَافِ يَجُولُ جَوْلًا وَجُؤُولًا وَجَوَلَانًا وَجِيلَانًا إِذَا دَارَ Ve جَوْلٌ [cevl] Toprak yerinden savrulup havâya ağmak ma’nâsınadır; yukâlu: جَالَ التُّرَابُ جَوْلًا إِذَا ذَهَبَ وَسَطَعَ Ve bir nesneyi ihtiyâr eylemek ma’nâsınadır; yukâlu: جَالَ الشَّيْءَ إِذَا اخْتَارَهُ Ve جَوْلٌ [cevl] (cîm’in fethi ve zammıyla) Toprağa denir, جَائِلٌ [câ’il] ma’nâsınadır. Ve جَوْلٌ [cevl] bâ’ harfiyle müte’addî olur, bir nesneyi dolandırmak ma’nâsınadır; yukâlu: جَالَ بِهِ إِذَا أَدَارَهُ Ve جَوْلٌ [cevl] Pek çok koyun ve keçiye denir. Ve 'azîm leşkere denir. Ve deve sürüsüne ve at sürüsüne denir, 'alâ-kavlin otuz yâ kırk re’s yâhûd güzîde ve müntehab olan deve bölüğüne denir. Ve yaşlı koca geyiğe denir. Ve bir şecer adıdır. Ve dağa denir, جَبَلٌ [cebel] ma’nâsına. Şârih der ki bunda savâb olan حَبْلٌ [habl] olmaktır ki ipe denir. Ve toza denir, غُبَارٌ [gubâr] ma’nâsına.

Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok