beled (بلد)
kelime https://kelime.com/arama/beled
OS / VANKULU LÜGATI-1589 Mehmed Vani. (1729).Beled.Vankulu Lügatı. https://kelime.com/kelime/beled/63335464101dea5b8e0ef284-000000000000000000000000/os/tumu/van Mehmed Vani."Beled." Vankulu Lügatı, 1729, kelime.com, https://kelime.com/kelime/beled/63335464101dea5b8e0ef284-000000000000000000000000/os/tumu/van Mehmed Vani."Beled." Vankulu Lügatı, İstanbul, 1729. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/beled/63335464101dea5b8e0ef284-000000000000000000000000/os/tumu/van

اَلْأَبْلَادُ [el-eblâd] (hemzenin fethiyle) Cem’i. Ve بَلَدٌ [beled] Devekuşu yuvasına da derler; yukâlu: “هُوَ أَذَلُّ مِنَ بْيَضَةِ الْبَلَدِ” Ya’nî “Şol yumurtadan ezelldir ki devekuşu onu yuvasında terk etmiştir.” Ve بَلْدَةٌ [beldet] Yer, arz ma’nâsına. Ve بَلْدَةٌ [beldet] Menâzil-i kamerden bir menzilin ismidir ki kavs burcundandır, aksar-ı eyyâmda şems ona nâzil olur. Ve بَلْدَةٌ [beldet] Göğüse dahi derler صَدْرٌ [sadr] ma’nâsına; yukâlu: فُلَانٌ وَاسِعُ الْبَلْدَةِ أَيْ وَسَّاعُ الصَّدْرِ Ve بَلْدَةٌ [beledet] İki kaşın arası pâk olmağa dahi derler; yukâlu: رَجُلٌ أَبْلَدُ أَيْ لَيْسَ بِمَقْرُونِ الْحَاجِبَيْنِ

Diğer Diller

os: بلد

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (5)
beled (بلده)
kelime https://kelime.com/arama/beled
OS / GENEL OSMANLICA SÖZLÜĞÜ

(a. i.) : şehir, memleket.

beled (بلد)
kelime https://kelime.com/arama/beled
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814

Ve etrâfından mütehayyiz ve mütemeyyiz ve müte’ayyin olan her kıt’a-i arza بَلَدٌ [beled] ve بَلْدَةٌ [beldet] ıtlâk olunur, gerek 'âmir ya’nî âbâdân ve gerek gâmir ya’nî şenlikten ve binâdan ve zirâ’at ve eşcâr makûlesi 'imâret eserinden hâlî olsun. Ve toprağa ıtlâk olunur. Ve بَلَدٌ [beled] Kabr ve mezâra ve mezâristâna ıtlâk olunur. Ve hâne ve sarâya ıtlâk olunur. Ve devekuşunun yuvasına denir ki onda yumurta çıkarır. Ve بَلَدٌ [Beled] Cezîre-i İbn 'Ömer’de bir şehrin ismidir. Kezâlik Fârs ülkesinde bir şehr ve Bagdâd kazâsında bir karye adıdır ve himâ dariyye’de bir dağın ismidir. Ve بَلَدٌ [beled] Cesedde ve sâ’ir nesnede olan eser ve nişâna denir; yukâlu: فِي جِلْدِهِ بَلَدٌ أي أَثَرٌ Bu ma’nâda cem’i أَبْلاَدٌ gelir, أَثَرٌ [eser] ve آثَارٌ [âsâr] gibi. Ve بَلَدٌ [beled] Göğüse ıtlâk olunur sadr ma’nâsına. Ve el ayasına ıtlâk olunur. Ve menâzil-i kamerden bir menzil ismidir ki Ne’â’im ile Sa’du zâbih nâm menziller mâ-beyninde kevâkibden sâde bir kıt’adır ve gâhca ondan munsarıf olup kilâde’ye nüzûl eder ki altı 'aded kevâkib-i müstedîreden ‘ibâret ve kavs şeklindedir ve bunlar kavs burcundadır. Ve بَلَدٌ [beled] Gemicilerin iskandil ta’bîr ettikleri nesneye denir ki kurşundan masnû’ yuvalak şâkûl gibi bir şey’dir, onunla denizin suyunu kıyâs ederler; yukâlu: قَاسَ الْمَلاَّحُ الْمَاءَ بِالْبَلَدِ وَهُوَ هَنَةٌ مِنْ رَصَاصٍ يَقِيسُ بِهَا الْمَلاَّحُ الْمَاءَ Ve بَلَدٌ [beled] Mutlakan arza ıtlâk olunur; cüz’ün ismini külle ıtlâk eylediler. Ve بَلَدٌ [beled] Masdar olur, kaşların aralığı kıldan sâde, açık olmak ma’nâsına, niteki بُلْدَةٌ [buldet] bu ma’nâyadır bâ’nın zammıyla; yukâlu: بَلِدَ الرَّجُلُ بَلَدًا وَبُلْدَةً مِنَ الْبَابِ الرَّابِعِ إِذَا كَانَ أَبْلَجَ Ba’zı ümmehâtta zammıla بُلْدَةٌ [buldet] ism olarak mukayyeddir. Ve بَلَدٌ [beled] Bir nesnenin asl ve 'unsuruna ıtlâk olunur. Ve şol yere ıtlâk olunur ki onda aslâ bir çukur ve ocak makûlesi hafr olunmayıp ve kat’â âteş yanıp bir yerini tagyîr eylememiş ola, ya’nî hilkat-i asliyyesi üzere ola. Ve boğazın çukuruyla çevresine yâhûd vasatına denir. Ve cins mekâna denir, ‘Irâk ve Şâm gibi ki vilâyet ve ülke olacaktır, ondan cüz’-i muhassasa ya’nî müfriz olan bir kıt’aya ki ma’mûr ve me’hûldur, بَلْدَةٌ [beldet] denir hâ’yla, Basra ve Dimaşk gibi. Pes بَلْدَةُ دِمَشْقَ مِنْ بَلَدِ الشَّامِ وَبَلْدَةُ الْقَاهِرَةِ مِنْ بَلَدِ مِصْرَ 'unvânından ta’bîr olunur. Ve بَلْدَةُ [Beldet] Endelüs diyârında bir şehr adıdır; şüyûh-ı Mu’tezile’den Sa’îd b. Muhammed el-Beledî oradandır. Ve بَلَدٌ [beled] (fethateynle) Kezâlik masdar olur, nâs bir arz için birbiriyle kıtâl ederek ona mülâzemet eylemek ma’nâsınadır ki onda ikâmet zımnında birbiriyle mukâtele eylemekten 'ibârettir; yukâlu: بَلِدَ الْقَوْمُ وَبَلَدُوا بَلَدًا مِنَ الْبَابِ الرَّابِعِ وَالْأَوَّلِ إِذَا لَزِمُوا الْأَرْضَ يُقَاتِلُونَ عَلَيْهَا

Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok