avreteyi’ş-şems (عورتی الشمس)
kelime https://kelime.com/arama/avreteyi’ş-şems
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814 Firuzabadi (1814).Avreteyi’ş-şems.Ahmed Asım (çev.),Kamusu’l-Muhit. https://kelime.com/kelime/avreteyi%E2%80%99%C5%9F-%C5%9Fems/63335cf1101dea5b8e1918be-63335cf107ef266044b29d89/os/tumu/kmt Firuzabadi."Avreteyi’ş-şems." Kamusu’l-Muhit, çev. Ahmed Asım,1814, kelime.com, https://kelime.com/kelime/avreteyi%E2%80%99%C5%9F-%C5%9Fems/63335cf1101dea5b8e1918be-63335cf107ef266044b29d89/os/tumu/kmt Firuzabadi."Avreteyi’ş-şems." Kamusu’l-Muhit, çev. Ahmed Asım,İstanbul, 1814. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/avreteyi%E2%80%99%C5%9F-%C5%9Fems/63335cf1101dea5b8e1918be-63335cf107ef266044b29d89/os/tumu/kmt

Şârih der ki sâ’ât-i mezbûreye عَوْرَةٌ ['avret] ıtlâkı ıtlâkât-ı şer’iyyedendir, zarfiyyet ve mazrûfiyyet 'alâkasına mebnîdir, me’hazı sûre-i Nûr’da ﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لِيَسْتَأْذِنْكُمُ الَّذِينَ مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ وَالَّذِينَ لَمْ يَبْلُغُوا الْحُلُمَ مِنْكُمْ ثَلثَ مَرَّاتٍ مِنْ قَبْلِ صَلَوةِ الْفَجْرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُمْ مِنَ الظَّهِيرَةِ وَمِنْ بَعْدِ صَلَوةِ الْعِشَاءِ ثَلثُ عَوْرَاتٍ لَكُمْ﴾ الآية kerîmesidir. Ba’zı müfessirîn sebeb-i nüzûlünü bu vech üzere beyân eyledi ki bir gün nısfu’n-nehâr vaktinde Fahr-i 'âlem ‘aleyhi’s-selâm hazretleri Fârûk-ı a’zam’ı ihzâr için ebnâ’-ı ensârdan Mudlic b. 'Amr nâm gulâmı irsâl edip meğer Hazret-i Fârûk o hengâmda kaylûleye meşgûl ve 'avret yerinden sevb bertaraf olmakla gulâm-ı mezbûr bagteten duhûl ve îkâz ve teblîg-i emr-i hümâyûn eyledikte sûret-i merkûmeden münfa’il ve âzürde-dil olarak kıyâm ve kâşkî Hazret-i hudâ-yı müte’âl bu vaktlerde bî-izn ve i’lâm bir adamın ser ve katına duhûl olunmamak bâbında emr-i semâvî inzâl buyura idi diye temennâ ederek hâk-i pây-i nebevîye 'âzim olup lede’l-vusûl âyet-i merkûme şeref-yâfte-i nüzûl olmuş bulmakla secde-güzâr-ı dergâh-ı kâdi’l-hâcât oldular. İntehâ. Ve عَوْرَةٌ ['avret] Mutlakan şerm ve istihyâ olunacak şey’e ıtlâk olunur; yukâlu: هُوَ عَوْرَةٌ لاَ يَلِيقُ أَنْ يُفْعَلَ أَيْ أَمْرٌ يُسْتَحْيَا مِنْهُ Ve عَوْرَاتُ الْجِبَالِ ['avrâtu’l-cibâl] Dağlarda olan yarıklar ve çatlaklardan 'ibârettir. Ve عَوْرَتَيِ الشَّمْسِ ['avreteyi’ş-şems] Maşrık ve magribden 'ibârettir.

Diğer Diller

os: عورتی الشمس

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (0)
Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok