atîk (عتیق)
kelime https://kelime.com/arama/atîk
OS / REDHOUSE TURKISH AND ENGLISH LEXICON-1890 Redhouse, J. W. (1890).Atîk.Redhouse Turkish And English Lexicon. https://kelime.com/kelime/at%C3%AEk/6333599b101dea5b8e11602e-63335ea6bafb252dfda841f0/os/tumu/tumu Redhouse, J. M."Atîk." Redhouse Turkish And English Lexicon, 1890, kelime.com, https://kelime.com/kelime/at%C3%AEk/6333599b101dea5b8e11602e-63335ea6bafb252dfda841f0/os/tumu/tumu Redhouse, J. W."Atîk." Redhouse Turkish And English Lexicon, İstanbul, 1890. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/at%C3%AEk/6333599b101dea5b8e11602e-63335ea6bafb252dfda841f0/os/tumu/tumu

a. (fem. عتیقە; pl. عتاق) 1. Sale from pursuit, from being over-taken, or from capture. 2. (pl. also عتقا) Freed, emancipated. 3. Beautiful. 4. Noble; excellent. 5. Ancient. 6. A surname of Ebu-Bekr.

Diğer Diller

os: عتیق

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (3)
atîk (عتیق)
kelime https://kelime.com/arama/atîk
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814

اَلْعَاتِقُ [el-'âtik] Âzâdlı kula denir ki zikr olundu. Ve yıllamış neş’eli bâdeye denir, عَتِيقٌ ['atîk] gibi. Ve geniş tuluma denir; yukâlu: زِقٌّ عَاتِقٌ أَيْ وَاسِعٌ Ve yeni yetişmiş tâze kıza denir; yukâlu: هِيَ عَاتِقٌ أَيْ شَابَّةٌ أَوَّلَ مَا أَدْرَكَتْ Ve henüz ere varmamış kıza denir, ‘alâ-kavlin ortaca ya’nî gerçi yetişip ve henüz ere varmamış olup lâkin vakti dahi güzerân eylememiş ola. Bunlar أَزْوَاجٌ تَحْتَ تَمَلُّكِي kaydından henüz âzâde oldukları mülâhazasıyladır ve vasf-ı hâsstır; yukâlu: جَارِيَةٌ عَاتِقٌ أَيْ لَمْ تَتَزَوَّجْ أَوْ هِيَ الَّتِي بَيْنَ الْإِدْرَاكِ وَالتَّعْنِيسِ Ve عَاتِقٌ [‘âtik] Omuzda ridâ’ ve şâl vaz’ olunan 'uzva denir, 'alâ-kavlin omuz başıyla boynun aralığına denir. Türkîde çiğin ta’bîr olunur. Ve bu müzekkerdir, ba’zen mü’ennes olur; yukâlu: حَمَلَهُ عَلَى عَاتِقِهِ وَهُوَ مَوْضِعُ الرِّدَاءِ مِنَ الْمَنْكِبِ أَوْ مَا بَيْنَ الْمَنْكِبِ وَالْعُنُقِ Şârihin beyânına göre takaddüm ma’nâsındandır. Ve عَاتِقٌ ['âtik] Kızarmış eski yaya ıtlâk olunur; عَاتِقَةٌ ['âtikat] dahi denir. Ve henüz uçmağa başlamış kuş yavrusuna, 'alâ-kavlin henüz kuvvetlenmemiş bağırtlak ve güvercin palazına denir. Ve عَاتِقٌ ['âtik] lafzının cem’i عَوَاتِقُ ['avâtik] gelir, كَوَاهِلُ [kevâhil] gibi.

Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok