عائل (âil)
kelime https://kelime.com/arama/عائل
OS / REDHOUSE TURKISH AND ENGLISH LEXICON-1890 Redhouse, J. W. (1890).عائل.Redhouse Turkish And English Lexicon. https://kelime.com/kelime/%D8%B9%D8%A7%D8%A6%D9%84/6333545d101dea5b8e0ecb7b-63335ea5bafb252dfda83eeb/os/tumu/red Redhouse, J. M."عائل." Redhouse Turkish And English Lexicon, 1890, kelime.com, https://kelime.com/kelime/%D8%B9%D8%A7%D8%A6%D9%84/6333545d101dea5b8e0ecb7b-63335ea5bafb252dfda83eeb/os/tumu/red Redhouse, J. W."عائل." Redhouse Turkish And English Lexicon, İstanbul, 1890. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/%D8%B9%D8%A7%D8%A6%D9%84/6333545d101dea5b8e0ecb7b-63335ea5bafb252dfda83eeb/os/tumu/red

vulg. عایل ‘âyil, a. (fem. عائلە) 1. Who supports his family. 2. Who has a large family. 3. (pl. عیلی عیلە، عالە، عیل،) Poor, necessitous, needy. 4. (A balance) not in equipoise. 5. Deviating, swerving. 6. (An inheritance) insufficient to furnish the shares of all the heirs. 7. Exceeding, in excess. 8. Hard, distressing.

Diğer Diller

tr: âil

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (3)
عائل ('â'il)
kelime https://kelime.com/arama/عائل
OS / VANKULU LÜGATI-1589

اَلْعَائِلُ [el-'â’il] (yâ’nın kesriyle) Mâ’il ma’nâsınadır; minhu kavluhu ta’âlâ: ﴿ذَلِكَ أَدْنَى أَلَّا تَعُولُوا﴾ (النساء، 3) قَالَ مُجَاهِدٌ لَا تَمِيلُوا وَلَا تَجُورُوا وَيُقَالُ عَالَ فِي الْحُكْمِ أَيْ جَارَ وَمَالَ Ve عَوْلٌ ['avl] Galebe ma’nâsına da gelir; yukâlu: عَالَنِي الشَّيْءُ يَعُولُنِي أَيْ غَلَبَنِي وَثَقُلَ عَلَيَّ Ve عَوْلٌ ['avl] Bir nesne büyüyüp müştedd olmağa dahi derler; yukâlu: عَالَ الْأَمْرُ إِذَا اشْتَدَّ وَتَفَاقَمَ ve yukâlu: عِيلَ صَبْرِي أَيْ غُلِبَ ve kavluhum: عِيلَ مَا هُوَ عَائِلُهُ أَيْ غُلِبَ مَا هُوَ غَالِبُهُ Ya’nî galebeden hâlî olmasın, pes bu mesel darb olunur, kelimâtında ta’accüb olunan kimse hakkında du’â tarîki üzere. Ve عَوْلٌ ['avl] Ferâ’iz عَوْلٌ ['avl]ına dahi derler; yukâlu: عَالَتِ الْفَرِيضَةُ إِذَا ارْتَفَعَتْ وَهُوَ أَنْ يَزِيدَ سِهَامًا فَيَدْخُلَ النُّقْصَانُ عَلَى أَهْلِ الْفَرَائِضِ Ebû 'Ubeyde eyitti: Ben şöyle zann ederim ki bu meylden me’hûz ola. Ve vechi budur ki farîza kaçan عَوْلٌ ['avl] olsa, ehl-i farîza üzere meyl edip hisselerin naks eder. Ve عَالَ زَيْدٌ اَلْفَرَائِضَ derler, müte’addî ve lâzım gelir.

Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok