اَلْحَرَضُ [el-harad] (fethateynle) Bir adamın bedeni yâhûd dîn ve mezhebi yâhûd 'akl ve şu’ûru fâsid ve tebâh olmak ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا مِنَ الْبَابِ الرَّابِعِ إِذَا فَسَدَ بَدَنُهُ أَوْ مَذْهَبُهُ أَوْ عَقْلُهُ Ve yukâlu: فِيهِ حَرَضٌ أَيْ فَسَادٌ Ve حَرَضٌ [harad] Mizâcı pek fâsid ve tebâh olan hasta ve nâ-tüvân kimseye denir ki tesmiye bi’l-masdardır; yukâlu: رَجُلٌ حَرَضٌ أَيْ فَاسِدٌ مَرِيضٌ Ve be-gâyet dermânda ve 'âciz ve fürû-mândeye denir; yukâlu: أَصْبَحَ حَرَضًا أَيْ كَالاًّ مُعْيِيًا Ve ölümcül hastaya denir; yukâlu: هُوَ حَرَضٌ أَيْ مُشْرِفٌ عَلَى الْهَلاَكِ Ve bî-hayr u menfa’at kimseye, 'alâ-kavlin ne hayrı me’mûl ve ne şerrinden ihtirâz olunan cemâd gibi, هَمَجٌ [hemec] kimseye denir; yukâlu: رَجُلٌ حَرَضٌ أَيْ لاَ خَيْرَ عِنْدَهُ أَوْ لاَ يُرْجَى خَيْرُهُ وَلاَ يُخَافُ شَرُّهُ Bunların müfred ve cem’i ve müzekker ve mü’ennesi berâberdir, zîrâ fi’l-asl masdarlardır. Ve ba’zen أَحْرَاضٌ [ahrâd] üzere ve حُرْضَانٌ [hurdân] üzere ki hâ’nın zammıyladır ve حِرَضَةٌ [hiradat] üzere ki عِنَبَةٌ ['inebet] veznindedir, cem’lenirler, vasfiyyet mülâhazıyla. Ve حَرَضٌ [harad] 'Aşk yâhûd hüzn ve keder âteşi vücûdunu eritip hayâl eylemiş kimseye denir; yukâlu: رَجُلٌ حَرَضٌ إِذَا صَارَ قَدْ أَذَابَهُ الْعِشْقُ أَوِ الْحُزْنُ Ve erbâb-ı cenk olmayan Mollâ Muhammed takımına denir; yukâlu: هُوَ حَرَضٌ أَيْ لاَ يَتَّخِذُ سِلاَحًا وَلاَ يُقَاتِلُ Ve hareket ve kıyâma mecâli olmayan üftâde ve nâ-tüvâna denir; yukâlu: صَارَ حَرَضًا أَيْ سَاقِطًا لاَ يَقْدِرُ عَلَى النُّهُوضِ Ve bu ma’nâda masdar olur; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا مِنَ الْبَابِ الرَّابِعِ إِذَا صَارَ سَاقِطًا لاَ يَقْدِرُ عَلَى النُّهُوضِ Ve حَرَضٌ [harad] Nâsın ve kelâmın kötüsüne ve kemterine denir; yukâlu: رَجُلٌ وَكَلاَمٌ حَرَضٌ أَيْ رَدِيءٌ Ve vücûdu maraz ve 'illetten zebûn olup hılâl gibi eriyip kalmış adama denir; ve minhu kavluhu ta’âlâ: ﴿حَتَّى تَكُونَ حَرَضًا﴾ الآية، أَيْ مُضْنًى مَرَضًا وَسُقْمًا Ve bir kimsenin derd ve mihnet ve marazı uzayıp gitmek ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا إِذَا طَالَ هَمُّهُ وَسُقْمُهُ Ve rezîl ve fâsid olmak ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ إِذَا رَذُلَ وَفَسَدَ ve حَرَضٌ [harad] Pek arık nâ-tüvân nâkaya denir; yukâlu: نَاقَةٌ حَرَضٌ أَيْ ضَاوِيَّةٌ Ve Yemen’de bir belde adıdır. Ve حَرَضُ الثَّوْبِ [haradu’s-sevb] Sevbin kenârında olan pervâzına ve saçağına ve zincifine ve sâ’ir bu makûle nesnesine denir. Ve حَرَضٌ [harad] Aspur tohumu devşirmek ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا إِذَا لَقَطَ الْإِحْرِيضَ Ve mi’de fesâdına uğramak ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ فُلاَنٌ إِذَا فَسَدَتْ مَعِدَتُهُ
"حرض" kelimesini bütün sözlüklerde listele
"حرض" kelimesi için başka anlamlar ekle
"حرض" kelimesinin anlamını başka dillere çevirin
tr: harad
اَلْحُرُضُ [el-hurud] (zammeteynle) Çoğan dedikleri kök, أُشْنَانٌ [uşnân] ma’nâsına.
vn. 1. A corrupting, a vitiating. 2. A being worn by disease, to the point of death; utter prostration or collapse.
s. Potash, pearlash; also, the plats from which these are usually obtained.
Zayıflık, hastalığa neden olan zafiyet.
Otsu,temizlik maddesi yapılan, deniz kıyısında yetişen yaprağı dikenli bitki.
a. 1. Corrupted. 2. Reduced by disease or passion.
- 10 Sözlük İçinde Arama
- 3 Kelime Günlük Sorgu
- 2 Hassas Arama Sonucu
- 2 Benzerlerde Arama Sonucu
- 2 Anlamlar İçerisinde bulma
- 2 Metinler İçerisinde bulma
- 500 Karakter Günlük Çeviri
- 2 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Yok
- Kelime Kökeni Yok
- Gelişmiş Filtre Yok
- Reklam Gösterimi
- 25 Sözlük İçinde Arama
- 5 Kelime Günlük Sorgu
- 4 Hassas Arama Sonucu
- 4 Benzerlerde Arama Sonucu
- 4 Anlamlar İçerisinde bulma
- 4 Metinler İçerisinde bulma
- 1000 Karakter Günlük Çeviri
- 3 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Var
- Kelime Kökeni Var
- Gelişmiş Filtre Var
- Reklam Gösterimi Yok
- 50 Sözlük İçinde Arama
- 250 Kelime Günlük Sorgu
- Sınırsız Arama
- Sınırsız Benzerlerde Arama
- Sınırsız İçerisinde bulma
- Sınırsız Metinlerde bulma
- 10000 Karakter Günlük Çeviri
- 100 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Var
- Kelime Kökeni Var
- Gelişmiş Filtre Var
- Reklam Gösterimi Yok