حرض (harad)
kelime https://kelime.com/arama/حرض
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814 Firuzabadi (1814).حرض.Ahmed Asım (çev.),Kamusu’l-Muhit. https://kelime.com/kelime/%D8%AD%D8%B1%D8%B6/63335a91101dea5b8e1334da-000000000000000000000000/os/tumu/kmt Firuzabadi."حرض." Kamusu’l-Muhit, çev. Ahmed Asım,1814, kelime.com, https://kelime.com/kelime/%D8%AD%D8%B1%D8%B6/63335a91101dea5b8e1334da-000000000000000000000000/os/tumu/kmt Firuzabadi."حرض." Kamusu’l-Muhit, çev. Ahmed Asım,İstanbul, 1814. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/%D8%AD%D8%B1%D8%B6/63335a91101dea5b8e1334da-000000000000000000000000/os/tumu/kmt

اَلْحَرَضُ [el-harad] (fethateynle) Bir adamın bedeni yâhûd dîn ve mezhebi yâhûd 'akl ve şu’ûru fâsid ve tebâh olmak ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا مِنَ الْبَابِ الرَّابِعِ إِذَا فَسَدَ بَدَنُهُ أَوْ مَذْهَبُهُ أَوْ عَقْلُهُ Ve yukâlu: فِيهِ حَرَضٌ أَيْ فَسَادٌ Ve حَرَضٌ [harad] Mizâcı pek fâsid ve tebâh olan hasta ve nâ-tüvân kimseye denir ki tesmiye bi’l-masdardır; yukâlu: رَجُلٌ حَرَضٌ أَيْ فَاسِدٌ مَرِيضٌ Ve be-gâyet dermânda ve 'âciz ve fürû-mândeye denir; yukâlu: أَصْبَحَ حَرَضًا أَيْ كَالاًّ مُعْيِيًا Ve ölümcül hastaya denir; yukâlu: هُوَ حَرَضٌ أَيْ مُشْرِفٌ عَلَى الْهَلاَكِ Ve bî-hayr u menfa’at kimseye, 'alâ-kavlin ne hayrı me’mûl ve ne şerrinden ihtirâz olunan cemâd gibi, هَمَجٌ [hemec] kimseye denir; yukâlu: رَجُلٌ حَرَضٌ أَيْ لاَ خَيْرَ عِنْدَهُ أَوْ لاَ يُرْجَى خَيْرُهُ وَلاَ يُخَافُ شَرُّهُ Bunların müfred ve cem’i ve müzekker ve mü’ennesi berâberdir, zîrâ fi’l-asl masdarlardır. Ve ba’zen أَحْرَاضٌ [ahrâd] üzere ve حُرْضَانٌ [hurdân] üzere ki hâ’nın zammıyladır ve حِرَضَةٌ [hiradat] üzere ki عِنَبَةٌ ['inebet] veznindedir, cem’lenirler, vasfiyyet mülâhazıyla. Ve حَرَضٌ [harad] 'Aşk yâhûd hüzn ve keder âteşi vücûdunu eritip hayâl eylemiş kimseye denir; yukâlu: رَجُلٌ حَرَضٌ إِذَا صَارَ قَدْ أَذَابَهُ الْعِشْقُ أَوِ الْحُزْنُ Ve erbâb-ı cenk olmayan Mollâ Muhammed takımına denir; yukâlu: هُوَ حَرَضٌ أَيْ لاَ يَتَّخِذُ سِلاَحًا وَلاَ يُقَاتِلُ Ve hareket ve kıyâma mecâli olmayan üftâde ve nâ-tüvâna denir; yukâlu: صَارَ حَرَضًا أَيْ سَاقِطًا لاَ يَقْدِرُ عَلَى النُّهُوضِ Ve bu ma’nâda masdar olur; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا مِنَ الْبَابِ الرَّابِعِ إِذَا صَارَ سَاقِطًا لاَ يَقْدِرُ عَلَى النُّهُوضِ Ve حَرَضٌ [harad] Nâsın ve kelâmın kötüsüne ve kemterine denir; yukâlu: رَجُلٌ وَكَلاَمٌ حَرَضٌ أَيْ رَدِيءٌ Ve vücûdu maraz ve 'illetten zebûn olup hılâl gibi eriyip kalmış adama denir; ve minhu kavluhu ta’âlâ: ﴿حَتَّى تَكُونَ حَرَضًا﴾ الآية، أَيْ مُضْنًى مَرَضًا وَسُقْمًا Ve bir kimsenin derd ve mihnet ve marazı uzayıp gitmek ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا إِذَا طَالَ هَمُّهُ وَسُقْمُهُ Ve rezîl ve fâsid olmak ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ إِذَا رَذُلَ وَفَسَدَ ve حَرَضٌ [harad] Pek arık nâ-tüvân nâkaya denir; yukâlu: نَاقَةٌ حَرَضٌ أَيْ ضَاوِيَّةٌ Ve Yemen’de bir belde adıdır. Ve حَرَضُ الثَّوْبِ [haradu’s-sevb] Sevbin kenârında olan pervâzına ve saçağına ve zincifine ve sâ’ir bu makûle nesnesine denir. Ve حَرَضٌ [harad] Aspur tohumu devşirmek ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا إِذَا لَقَطَ الْإِحْرِيضَ Ve mi’de fesâdına uğramak ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ فُلاَنٌ إِذَا فَسَدَتْ مَعِدَتُهُ

Diğer Diller

tr: harad

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (8)
حرض (harad)
kelime https://kelime.com/arama/حرض
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814

اَلْحَرَضُ [el-harad] (fethateynle) Bir adamın bedeni yâhûd dîn ve mezhebi yâhûd 'akl ve şu’ûru fâsid ve tebâh olmak ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا مِنَ الْبَابِ الرَّابِعِ إِذَا فَسَدَ بَدَنُهُ أَوْ مَذْهَبُهُ أَوْ عَقْلُهُ Ve yukâlu: فِيهِ حَرَضٌ أَيْ فَسَادٌ Ve حَرَضٌ [harad] Mizâcı pek fâsid ve tebâh olan hasta ve nâ-tüvân kimseye denir ki tesmiye bi’l-masdardır; yukâlu: رَجُلٌ حَرَضٌ أَيْ فَاسِدٌ مَرِيضٌ Ve be-gâyet dermânda ve 'âciz ve fürû-mândeye denir; yukâlu: أَصْبَحَ حَرَضًا أَيْ كَالاًّ مُعْيِيًا Ve ölümcül hastaya denir; yukâlu: هُوَ حَرَضٌ أَيْ مُشْرِفٌ عَلَى الْهَلاَكِ Ve bî-hayr u menfa’at kimseye, 'alâ-kavlin ne hayrı me’mûl ve ne şerrinden ihtirâz olunan cemâd gibi, هَمَجٌ [hemec] kimseye denir; yukâlu: رَجُلٌ حَرَضٌ أَيْ لاَ خَيْرَ عِنْدَهُ أَوْ لاَ يُرْجَى خَيْرُهُ وَلاَ يُخَافُ شَرُّهُ Bunların müfred ve cem’i ve müzekker ve mü’ennesi berâberdir, zîrâ fi’l-asl masdarlardır. Ve ba’zen أَحْرَاضٌ [ahrâd] üzere ve حُرْضَانٌ [hurdân] üzere ki hâ’nın zammıyladır ve حِرَضَةٌ [hiradat] üzere ki عِنَبَةٌ ['inebet] veznindedir, cem’lenirler, vasfiyyet mülâhazıyla. Ve حَرَضٌ [harad] 'Aşk yâhûd hüzn ve keder âteşi vücûdunu eritip hayâl eylemiş kimseye denir; yukâlu: رَجُلٌ حَرَضٌ إِذَا صَارَ قَدْ أَذَابَهُ الْعِشْقُ أَوِ الْحُزْنُ Ve erbâb-ı cenk olmayan Mollâ Muhammed takımına denir; yukâlu: هُوَ حَرَضٌ أَيْ لاَ يَتَّخِذُ سِلاَحًا وَلاَ يُقَاتِلُ Ve hareket ve kıyâma mecâli olmayan üftâde ve nâ-tüvâna denir; yukâlu: صَارَ حَرَضًا أَيْ سَاقِطًا لاَ يَقْدِرُ عَلَى النُّهُوضِ Ve bu ma’nâda masdar olur; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا مِنَ الْبَابِ الرَّابِعِ إِذَا صَارَ سَاقِطًا لاَ يَقْدِرُ عَلَى النُّهُوضِ Ve حَرَضٌ [harad] Nâsın ve kelâmın kötüsüne ve kemterine denir; yukâlu: رَجُلٌ وَكَلاَمٌ حَرَضٌ أَيْ رَدِيءٌ Ve vücûdu maraz ve 'illetten zebûn olup hılâl gibi eriyip kalmış adama denir; ve minhu kavluhu ta’âlâ: ﴿حَتَّى تَكُونَ حَرَضًا﴾ الآية، أَيْ مُضْنًى مَرَضًا وَسُقْمًا Ve bir kimsenin derd ve mihnet ve marazı uzayıp gitmek ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا إِذَا طَالَ هَمُّهُ وَسُقْمُهُ Ve rezîl ve fâsid olmak ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ إِذَا رَذُلَ وَفَسَدَ ve حَرَضٌ [harad] Pek arık nâ-tüvân nâkaya denir; yukâlu: نَاقَةٌ حَرَضٌ أَيْ ضَاوِيَّةٌ Ve Yemen’de bir belde adıdır. Ve حَرَضُ الثَّوْبِ [haradu’s-sevb] Sevbin kenârında olan pervâzına ve saçağına ve zincifine ve sâ’ir bu makûle nesnesine denir. Ve حَرَضٌ [harad] Aspur tohumu devşirmek ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ الرَّجُلُ حَرَضًا إِذَا لَقَطَ الْإِحْرِيضَ Ve mi’de fesâdına uğramak ma’nâsınadır; yukâlu: حَرِضَ فُلاَنٌ إِذَا فَسَدَتْ مَعِدَتُهُ

حرض (harz)
kelime https://kelime.com/arama/حرض
حرض (hariz)
kelime https://kelime.com/arama/حرض
OS / REDHOUSE TURKISH AND ENGLISH LEXICON-1890

a. 1. Corrupted. 2. Reduced by disease or passion.

حرض (hurz)
kelime https://kelime.com/arama/حرض
Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok