بدع (bid')
kelime https://kelime.com/arama/بدع
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814 Firuzabadi (1814).بدع.Ahmed Asım (çev.),Kamusu’l-Muhit. https://kelime.com/kelime/%D8%A8%D8%AF%D8%B9/63335465101dea5b8e0efc75-63335cf507ef266044b2bcd4/os/tumu/tumu Firuzabadi."بدع." Kamusu’l-Muhit, çev. Ahmed Asım,1814, kelime.com, https://kelime.com/kelime/%D8%A8%D8%AF%D8%B9/63335465101dea5b8e0efc75-63335cf507ef266044b2bcd4/os/tumu/tumu Firuzabadi."بدع." Kamusu’l-Muhit, çev. Ahmed Asım,İstanbul, 1814. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/%D8%A8%D8%AF%D8%B9/63335465101dea5b8e0efc75-63335cf507ef266044b2bcd4/os/tumu/tumu

اَلْبِدْعُ [el-bid’] (bâ’nın kesriyle) Evvel olan ya’nî yeniden hâdis olan nesneye denir; yukâlu: شَيْءٌ بِدْعٌ إِذَا كَانَ أَوَّلاً يَعْنِي أَوَّلَ مُحْدَثٍ Kâle’ş-şârih ve minhu kavluhu ta’âlâ: ﴿قُلْ مَا كُنْتُ بِدْعًا مِنَ الرُّسُلِ﴾h أَيْ مَا كُنْتُ أَوَّلَ مَنْ أُرْسِلَ Ve بِدْعٌ [bid’] Nâdân kimseye denir; yukâlu: رَجُلٌ بِدْعٌ أَيْ غُمْرٌ Gûyâ ki nev’-i insân beyninde yeni ihdâs olunmuştur. Ve etine dolgun bedene ıtlâk olunur, gûyâ ki ‘âdet-i bedenden ziyâde dolgunlukla muhdestir; yukâlu: بَدَنٌ بِدْعٌ أَيْ مُمْتَلِئٌ Ve ‘ilm ve şecâ’at ve şerâfet makûlesi evsâfta gâyet-i dereceye bâlig adama ıtlâk olunur, gûyâ ki ecnâs ve envâ’ından vasf-ı mezkûr ile munkatı’ ve muhdestir; yukâlu: رَجُلٌ بِدْعٌ أَيْ غَايَةٌ فِي كُلِّ شَيْءٍ وَذَلِكَ إِذَا كَانَ عَالِمًا أَوْ شُجَاعًا أَوْ شَرِيفًا Ve بِدْعٌ [bid’] lafzının cem’leri أَبْدَاعٌ [ebdâ’] ve بُدُعٌ [budu’] gelir, عُنُقٌ [‘unuk] vezninde. Mü’ennesi بِدْعَةٌ [bid’at]tir; cem’i بِدَعٌ [bida’]dır, عِنَبٌ ['ineb] vezninde.

Diğer Diller

tr: bid'

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (4)
بدع (bida')
kelime https://kelime.com/arama/بدع
بدع (beda')
kelime https://kelime.com/arama/بدع
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814

اَلْبَدْوُ [el-bedv] (bâ’nın fethi ve dâl’ın sükûnuyla) ve اَلْبُدُوُّ [el-buduvv] (عُلُوٌّ [‘uluvv] vezninde) ve اَلْبَدَاءُ [el-bedâ’] (سَحَابٌ [sehâb] vezninde) ve اَلْبَدَاءَةُ [el-bedâ’et] (سَحَابَةٌ [sehâbet] vezninde) Nesne zâhir olmak ma’nâsınadır; yukâlu: بَدَا الْأَمْرُ يَبْدُو بَدْوًا وَبُدُوًّا وَبَدَاءً وَبَدَاءَةً إِذَا ظَهَرَ Ve بَدْوٌ [bedv] (bâ’nın fethiyle) ve بَدَاءٌ [bedâ’] ve بَدَاءَةٌ [bedâ’et] Bir mâdde zımnında bir adamın zihninde bir re’y ve mülâhaza peydâ olmak ma’nâsınadır; yukâlu: بَدَا لَهُ فِي الْأَمْرِ بَدْوًا وَبَدَاءً وَبَدَاءَةً أَيْ نَشَأَ لَهُ فِيهِ رَأْيٌ Ve بَدْوٌ [bedv] İsm olur, re’y ve endîşe ma’nâsınadır; cem’i بَدَوَاتٌ [bedevât] gelir fetehâtla; yukâlu: هُوَ ذُو بَدَوَاتٍ أَيْ آرَاءٍ Ve بَدْوٌ [bedv] بَدَاوَةٌ [bedâvet] ma’nâsınadır, ke-mâ se-yuzkeru. Ve sahrâya çıkmak ma’nâsınadır; yukâlu: بَدَا الْقَوْمُ بَدْوًا إِذَا خَرَجُوا إِلَى الْبَادِيَةِ Burada kasr ile بَدًا nüshası galattır. Ve kazâ-yı hâcet eylemek ma’nâsına müsta’meldir; zîrâ hayme-nişîn tâ’ifesi evlerinden taşra sahraya çıkarlar; yukâlu: بَدَا الرَّجُلُ إِذَا أَنْجَى فَظَهَرَ نَجْوُهُ مِنْ دُبُرِهِ

Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok