üzer (اوزر)
kelime https://kelime.com/arama/üzer
OS / REDHOUSE TURKISH AND ENGLISH LEXICON-1890 Redhouse, J. W. (1890).Üzer.Redhouse Turkish And English Lexicon. https://kelime.com/kelime/%C3%BCzer/633359a1101dea5b8e118292-63335e3ebafb252dfda617e1/os/tumu/red Redhouse, J. M."Üzer." Redhouse Turkish And English Lexicon, 1890, kelime.com, https://kelime.com/kelime/%C3%BCzer/633359a1101dea5b8e118292-63335e3ebafb252dfda617e1/os/tumu/red Redhouse, J. W."Üzer." Redhouse Turkish And English Lexicon, İstanbul, 1890. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/%C3%BCzer/633359a1101dea5b8e118292-63335e3ebafb252dfda617e1/os/tumu/red

s. 1. The upper surface of a thing. 2. The space about the tops or directly over a thing. 3. An outer surface. 4. Any thing that is upon the surface of a thing. 5. The address ofa letter. (With prepositions, this word forms words represented in English by prepositions or adverbs). 6. The plant houseleek, sempervivum tectorum.

Diğer Diller

os: اوزر

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (2)
üzer (اوزر)
kelime https://kelime.com/arama/üzer
OS / KAMUSİ TÜRKİ-1901

i. 1. Üst, fevk, her şeyin yukarısı, zeber: üzeri bozuk, üzere çıkmak, üzerinden dökülmek, üzerimize atıldı. 2. Arka, sırt, zahr, püşt: yükü kendi üzerine aldı, üzerinden attı. 3. Dış taraf, yüz, hâric, bîrûn: üzeri pek kirli idi; içine bakmadımsa da üzerinden öyle anlaşılıyordu; mektubun üzeri. 4. Üst baş, kıyâfet: üzeri temiz. 5. Yan, beraber, maiyyet: üzerinde akçe bulunmadı; silahlarını üzerinden attı. 6. Uhde, zimmet: üzerimize terettüb eden; üzerine lâzım olan; bu iş filânın üzerindedir. ≡ hc. 1. Üst: evin üzerinde durmak, üzerine çıkmak, üzerinden düşmek. 2. Dâir, müteallik, sûku’l-ceyş üzerine bahs açıldı. 3. Göre, teba’iyyeten, imtisâlen: aldığım emr üzerine hareket ettim. 4. Şartıyla: va’desinde edâ etmek üzere ikrâz etmiştim. Karşı, aleyhinde: düşman üzerine asker sevk etmek. 5. İçin, li-ecl, niyetiyle, maksadıyla: ava gitmek üzere hazırlanmaktadır; bir mektep açmak üzere iâne topluyorlar. 6. Azm ve tasmîm ve kurb beyân eder: gitmek üzeredir = gitmesi musammemdir: gelmek üzeredir = gelmesi pek karîbdir, bekleniliyor; bitmek üzeredir. 7. Gibi, misillü, tarzda, yolda, ol-vechile: bâlâda beyan olunduğu üzere; zîrde arz ve ifâde olunacağı üzere [bu son dört manada dâimâ mef’ûlun-ileyh sûretinde olarak “üzere” kullanılır. – bu “he”yi nefs-i kelimeden addedip, üzeri ve üzerinde gibi tabirâtta mahzûf farz etmek zehâbı da vardır.] Üzerine atmak = azv ü isnâd etmek.

Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok