ft. fl. 1. Şiddetle vurmak, tesâdüm etmek: at hızla giderken duvara çarptı, rüzgâr yüzüme çarpıyordu. 2. Vurup yere düşürmek, yıkmak: çarpıp geçti. 3. Zorla almak, çalıp çırpmak, kapıp gitmek: aşiret köyün koyunlarını çarptı. 4. Başa vurmak, baş ağrısı vermek, suda‘ getirmek: bu sirke bana çarptı. 5. Vurmak, titremek, halecâna gelmek: yüreğim çarpıyor. 6. Hızla tahrîk olunarak bir yere vurmak: kapı, pencere kanadı rüzgârdan çarpıyordu.
"çarpmak" kelimesini bütün sözlüklerde listele
"çarpmak" kelimesi için başka anlamlar ekle
"çarpmak" kelimesinin anlamını başka dillere çevirin
os: چارپمق
- 10 Sözlük İçinde Arama
- 3 Kelime Günlük Sorgu
- 2 Hassas Arama Sonucu
- 2 Benzerlerde Arama Sonucu
- 2 Anlamlar İçerisinde bulma
- 2 Metinler İçerisinde bulma
- 500 Karakter Günlük Çeviri
- 2 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Yok
- Kelime Kökeni Yok
- Gelişmiş Filtre Yok
- Reklam Gösterimi
- 25 Sözlük İçinde Arama
- 5 Kelime Günlük Sorgu
- 4 Hassas Arama Sonucu
- 4 Benzerlerde Arama Sonucu
- 4 Anlamlar İçerisinde bulma
- 4 Metinler İçerisinde bulma
- 1000 Karakter Günlük Çeviri
- 3 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Var
- Kelime Kökeni Var
- Gelişmiş Filtre Var
- Reklam Gösterimi Yok
- 50 Sözlük İçinde Arama
- 250 Kelime Günlük Sorgu
- Sınırsız Arama
- Sınırsız Benzerlerde Arama
- Sınırsız İçerisinde bulma
- Sınırsız Metinlerde bulma
- 10000 Karakter Günlük Çeviri
- 100 Kelime Günlük Çözümle
- Kelime Özellikleri Var
- Kelime Kökeni Var
- Gelişmiş Filtre Var
- Reklam Gösterimi Yok