قلم (kalem)
kelime https://kelime.com/arama/قلم
OS / GENEL OSMANLICA SÖZLÜĞÜ Komisyon. (t.y.).قلم.Genel Osmanlıca Sözlüğü. https://kelime.com/kelime/%D9%82%D9%84%D9%85/63335486101dea5b8e0fc85b-63335486661b5c15887dcceb/os/tumu/gos Komisyon."قلم." Genel Osmanlıca Sözlüğü, t.y., kelime.com, https://kelime.com/kelime/%D9%82%D9%84%D9%85/63335486101dea5b8e0fc85b-63335486661b5c15887dcceb/os/tumu/gos Komisyon."قلم." Genel Osmanlıca Sözlüğü, İstanbul, t.y. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/%D9%82%D9%84%D9%85/63335486101dea5b8e0fc85b-63335486661b5c15887dcceb/os/tumu/gos

(a. i. c. : aklâm) : 1) kalem. 2) taş yontmıya yarıyan demir âlet, keski. 3) tülbent ve kumaşlara boya çekmek üzere kul lanılan bir çeşit ince fırça. 4) yazı çeşitlerinden her biri.5) bir ağacı aşılamak üzere diğer ağaç tan kalem seklinde kesilmiş olan aşı. 6) yazı, yaz ma. 7) dâire, dâirelerde yazı işlerinin görüldüğü yer, büro. 8) bir listede yazılı nesnelerin her biri. Ceff-el-kalem : düşünüp taşınmadan, hemen hüküm vererek. Ehl-i kalem : eli kalem tutanlar, * ya zarlar.

Other languages

tr: kalem

Conjugation and derivatives
(Ottoman Tr) In Other Article Titles (7)
قلم (kalem)
kelime https://kelime.com/arama/قلم
OS / KAMUSİ TÜRKİ-1901

iz. ar. cm: aklâm. 1. Kamış, kasap, yerâ’a, nây. 2. Maruf bir nevi siyahımsı ve sert kamışın yazı yazmak üzere bir sûret-i mahsûsada yontulup açılmışı: kalem yontmak, açmak; kalemle yazı yazmak. 3. Ale’l-ıtlâk yazı yazan âlet: demir kalem, tüy kalem. 4. Maden, taş ve tahta üzerine hakk etmeye mahsus, çelikten ucu keskin âlet: madenci, taşçı hakkâk kalemi; kalemle hakk etmek. 5. Tülbent vesâire üzerine boya ile nakş etmeye mahsus ince fırça veya sivri tahta çöpü: kalem işi; kalem-kârî yemenî, yorgan yüzü. 6. Yazı nev’i, hatt: güzel kalemi vardır, ince kalem, kalın kalem. 7. Nakış, resim: karakalem = siyah nakış. 8. Devâir-i resmiyyenin kitâbet dâireleri, kâtiplerin ictimâ’ edip yazı yazdıkları oda: kaleme devam etmek; mektûbî, muhâsebe kalemi; aklâm efendileri; zâbıtân-ı aklâm. 9. Kalem biçiminde kesilmiş çöp ve çubuk: ağacın dallarını kalem yapmak, kalem kesmek. 10. Aşılanacak ağacın yabânîsi çatlağına idhâl olunmak üzere matlûb olan ağacın bir senelik budaklarından alınıp kalem gibi kesilmiş olan sap: ahlat ağacına armut kalemi aşılanır; bağı aşılamak için güzel kalemler bulmalı; kalem aşısı; aşı kalemi. 11. Çiçek illetine karşı aşılanacak çocuklara sürülecek cerâhatın mahfûz olduğu zıvana: çocukları aşılamak için taze kalem bulmalı. 12. Defter veya pusûlada bir sırada ve bir rakamla yazılan şey: on beş kalem eşya aldık.

قلم (kalm)
kelime https://kelime.com/arama/قلم
OS / REDHOUSE TURKISH AND ENGLISH LEXICON-1890

vn. & s. A cutting and paring in small shavings.

Ottoman Tr Search in all derivatives and similars (-)

Show more results
Ottoman Tr Search in all definitions of the entries (-)

Show more results
GUEST USERS
  • 10 search in dictionary
  • Daily query for 2 words
  • 2 Sensitive search result
  • 2 search results in similars
  • 2 finding in definitions
  • 2 finding in text documents
  • Daily translation of 500 characters
  • Daily analysis for 2 words
  • No features for the word
  • No origin of the word
  • No advanced filter
  • Displaying ads
REGISTER FOR FREE
  • 25 search in dictionary
  • Daily query for 5 words
  • 4 Sensitive search result
  • 4 search results in similars
  • 4 finding in definitions
  • 4 finding in text documents
  • Daily translation of 1000 characters
  • Daily analysis for 3 words
  • Most features for the word
  • Has origin of the word
  • Has advanced filter
  • Not displaying ads
SUBSCRIBER INSTITUTIONS
  • 50 search in dictionary
  • Daily query for 250 words
  • Unlimited sensitive search result
  • Unlimited search results in similars
  • Unlimited finding in definitions
  • Unlimited finding in text documents
  • Daily translation of 10000 characters
  • Daily analysis for 100 words
  • Most features for the word
  • Has origin of the word
  • Has advanced filter
  • Not displaying ads