عذر (azr)
kelime https://kelime.com/arama/عذر

اَلْعَذْرُ [el-'azr] ('ayn’ın fethi ve zâl’ın sükûnuyla) Davara yular vurmak; yukâlu: عَذَرْتُ الْفَرَسَ بِالْعِذَارِ أَعْذُرُهُ وَأَعْذِرُهُ مِنَ الْبَابِ الْأَوَّلِ وَالثَّانِي إِذَا شَدَدْتَ عِذَارَهُ Ve عَذْرٌ ['azr] Sünnet etmeğe dahi derler; yukâlu: عَذَرَ الْغُلَامَ إِذَا خَتَنَهُ Ve Ebû 'Ubeyd eyitti: Oğlanda ve kızda isti’mâl olunur; yukâlu: عَذَرْتُ الْغُلَامَ وَالْجَارِيَةَ أَعْذِرُهَا عَذْرًا مِنَ الْبَابِ الثَّانِي إِذَا خَتَنْتَهُمَا Ve ammâ câriyede خَفْضٌ [hafd] isti’mâli ekserdir, hâ-i mu’ceme ve dâd-ı mu’ceme ile; yukâlu: خَفَضْتُ الْجَارِيَةَ Ve عَذْرٌ ['azr] Boğaz ağrısın depretmeğe dahi derler; yukâlu: عَذَرَهُ اللهُ فَعُذِرَ أَيْ هَاجَ بِهِ وَجَعُ الْخَلْقِ مِنَ الدَّمِ Ve bu عُذْرَةٌ ['uzret]ten me’hûzdur, 'ayn’ın zammıyla. Ve عَذْرٌ ['azr] 'Ayb çok olmağa dahi derler; yukâlu: عَذَرَ فُلَانٌ أَيْ كَثُرَتْ عُيُوبُهُ

Diğer Diller

tr: azr

Çekim ve Türev
(Tüm) Diğer Madde Başlıklarında (10)
عذر (uzur)
kelime https://kelime.com/arama/عذر
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814

Mü’ellifin Basâ’ir’de beyânına göre işbu عُذْرٌ mâddesi asl عَذِرَةٌ [‘aziret]ten müteferra’dır ki şey’-i necis ma’nâsınadır; قُلْفَةُ ذَكَرٍ ve مَرْأَةٌ عَذِرَةٌ ve sâ’irleri ondan mutasarrıftır. قُلْفَةٌ [kulfet]e teşbîhen cild-i bekâret kezâlik halk-ı sıbyânda olan 'ârız ve giderek bi’l-'umûm ‘ârız onunla tesmiye olundu. Ve insânın mahv-ı zünûbu zımnında îrâd eylediği bahâne dahi ondan ahz olundu, gûyâ ki onunla necs-i günâhını mahv eder. Ve inkıtâ’-ı miyâh ma’nâsına olan إِعْتِذَارٌ [i’tizâr]da ve دُرُوسٌ مَنَازِلُ ma’nâsına olan إِعْتِذَارٌ [i’tizâr]da vuzûh-ı عُذْرٌ [‘uzr] ile zenbi munkatı’ ve münderis olana teşbîh tasavvur olunmuştur. Ve bed-hûya عَذُورٌ ['azûr] ıtlâkında murdârlık mutasavverdir. Ve kaldı ki عُذْرٌ [‘uzr] üç gûnedir: Biri o işi işlemedim demekle hâsıldır. Sânî şu nesneye mebnî işledim demekledir ki o nesneyi zikr ile mevki’-i zenbden hurûc eder. Sâlis gerçi onu işledim lâkin min ba’d işlemem demekledir ve bu تَوْبَةٌ [tevbet]tir. Pes her تَوْبَةٌ [tevbet], عُذْرٌ ['uzr] olup emr bi’l-'aks değildir; beynlerinde 'umûm ve husûs-ı mutlak olur. İntehâ. Ve عُذْرٌ ['uzr] ve عُذُرٌ ['uzur] (zammeteynle) ve عُذْرَى ['uzrâ] (بُشْرَى [buşrâ] vezninde) ve مَعْذِرَةٌ [ma’ziret] (مَنْقِبَةٌ [menkibet] vezninde) ve مَعْذُرَةٌ [ma’zuret] (مَكْرُمَةٌ [mekrumet] vezninde) Masdarlardır, bir adamın îrâd eylediği 'özr ve bahâneyi kabûl eylemek ma’nâsınadır ki ma’zûr tutmak ta’bîr olunur; yukâlu: عَذَرَهُ فِيمَا صَنَعَ عُذْرًا وَعُذُرًا وَعُذْرًى وَمَعْذِرَةً وَمَعْذُرَةً مِنَ الْبَابِ الثَّانِي إِذَا قَبِلَ عُذْرَهُ وَرَفَعَ عَنْهُ اللَّوْمَ فِيهِ Ve عُذْرٌ ['uzr] Fevz ve zafer ma’nâsına müsta’meldir; ve minhu yukâlu fi’l-harb: لِمَنِ الْعُذْرُ أَيِ النُّجْحُ وَالْغَلَبَةُ

عذر (ızer)
kelime https://kelime.com/arama/عذر
OS / REDHOUSE TURKISH AND ENGLISH LEXICON-1890

s. pl. of عذرە ızre.

kelime https://kelime.com/arama/عذر
عذر (uzr)
kelime https://kelime.com/arama/عذر
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814

Mü’ellifin Basâ’ir’de beyânına göre işbu عُذْرٌ mâddesi asl عَذِرَةٌ [‘aziret]ten müteferra’dır ki şey’-i necis ma’nâsınadır; قُلْفَةُ ذَكَرٍ ve مَرْأَةٌ عَذِرَةٌ ve sâ’irleri ondan mutasarrıftır. قُلْفَةٌ [kulfet]e teşbîhen cild-i bekâret kezâlik halk-ı sıbyânda olan 'ârız ve giderek bi’l-'umûm ‘ârız onunla tesmiye olundu. Ve insânın mahv-ı zünûbu zımnında îrâd eylediği bahâne dahi ondan ahz olundu, gûyâ ki onunla necs-i günâhını mahv eder. Ve inkıtâ’-ı miyâh ma’nâsına olan إِعْتِذَارٌ [i’tizâr]da ve دُرُوسٌ مَنَازِلُ ma’nâsına olan إِعْتِذَارٌ [i’tizâr]da vuzûh-ı عُذْرٌ [‘uzr] ile zenbi munkatı’ ve münderis olana teşbîh tasavvur olunmuştur. Ve bed-hûya عَذُورٌ ['azûr] ıtlâkında murdârlık mutasavverdir. Ve kaldı ki عُذْرٌ [‘uzr] üç gûnedir: Biri o işi işlemedim demekle hâsıldır. Sânî şu nesneye mebnî işledim demekledir ki o nesneyi zikr ile mevki’-i zenbden hurûc eder. Sâlis gerçi onu işledim lâkin min ba’d işlemem demekledir ve bu تَوْبَةٌ [tevbet]tir. Pes her تَوْبَةٌ [tevbet], عُذْرٌ ['uzr] olup emr bi’l-'aks değildir; beynlerinde 'umûm ve husûs-ı mutlak olur. İntehâ. Ve عُذْرٌ ['uzr] ve عُذُرٌ ['uzur] (zammeteynle) ve عُذْرَى ['uzrâ] (بُشْرَى [buşrâ] vezninde) ve مَعْذِرَةٌ [ma’ziret] (مَنْقِبَةٌ [menkibet] vezninde) ve مَعْذُرَةٌ [ma’zuret] (مَكْرُمَةٌ [mekrumet] vezninde) Masdarlardır, bir adamın îrâd eylediği 'özr ve bahâneyi kabûl eylemek ma’nâsınadır ki ma’zûr tutmak ta’bîr olunur; yukâlu: عَذَرَهُ فِيمَا صَنَعَ عُذْرًا وَعُذُرًا وَعُذْرًى وَمَعْذِرَةً وَمَعْذُرَةً مِنَ الْبَابِ الثَّانِي إِذَا قَبِلَ عُذْرَهُ وَرَفَعَ عَنْهُ اللَّوْمَ فِيهِ Ve عُذْرٌ ['uzr] Fevz ve zafer ma’nâsına müsta’meldir; ve minhu yukâlu fi’l-harb: لِمَنِ الْعُذْرُ أَيِ النُّجْحُ وَالْغَلَبَةُ

Tüm Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Tüm Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok