lisân (لسان)
kelime https://kelime.com/arama/lisân
OS / KAMUSİ TÜRKİ-1901 Şemseddin Sami. (1901).Lisân.Kamus-i Türki. https://kelime.com/kelime/lis%C3%A2n/6333548b101dea5b8e0fea65-63335c847d1b283c3f1102c3/os/tumu/kts Şemseddin Sami."Lisân." Kamus-ı Türki, 1901, kelime.com, https://kelime.com/kelime/lis%C3%A2n/6333548b101dea5b8e0fea65-63335c847d1b283c3f1102c3/os/tumu/kts Şemseddin Sami."Lisân." Kamus-i Türki, İstanbul, 1901. Kelime.com. https://kelime.com/kelime/lis%C3%A2n/6333548b101dea5b8e0fea65-63335c847d1b283c3f1102c3/os/tumu/kts

iz. ar. cm: elsine. 1. Ağızın içinde bulunan maruf âlet ki, insanda tekellüme de âlettir. Dil, zebân. 2. Nev‘-i beşerden bir kavmin söylediği lugat, lehçe: lisân-ı Türkî, lisân-ı Arabî, elsine-i Tûrâniyye, elsine-i Aryâniyye: kendisi birkaç lisân söylüyor; lisân bilir = bir ecnebî lisânı bilir, kendi dilinden başka diller bilir adam. 3. Tekellüm, söz, nutuk: bu adamın lisânı yok mu? Lisânında lüknet vardır; فسيح اللسان fasîhu’l-lisân = fesâhatle söyler, sözü fasîh.

Diğer Diller

os: لسان

Çekim ve Türev
(Osmanlıca) Diğer Madde Başlıklarında (4)
lisân (لسان)
kelime https://kelime.com/arama/lisân
OS / KAMUSU’L-MUHİT-1814

اَللِّسَانُ [el-lisân] (كِتَابٌ [kitâb] vezninde) Dile denir, مِقْوَلٌ [mikvel] ma’nâsına, Fârisîde zebân derler; müzekkerdir, mü’ennes dahi olur, te’nîsi جَارِحَةٌ [cârihat] yâhûd آلَةُ قَوْلٍ [âletu kavl] olduğu tasavvuruyladır; cem’i أَلْسِنَةٌ [elsinet] gelir, أَشْرِبَةٌ [eşribet] gibi ve أَلْسُنٌ [elsun] gelir, أَفْلُسٌ [eflus] gibi ve لُسْنٌ [lusn] gelir lâm’ın zammı ve sîn’in sükûnuyla ki zammeteynden muhaffeftir; ve kavluhum فُلَانٌ يَنْطِقُ بِلِسَانِ اللهِ أَيْ بِحُجَّتِهِ وَكَلَامِهِ Ve لِسَانٌ [lisân] Lügat ma’nâsına müsta’meldir; yukâlu: لِكُلِّ قَوْمٍ لِسَانٌ أَيْ لُغَةٌ Ve gönderilen habere ıtlâk olunur; tekûlu: أَتَانِي مِنْهُ لِسَانٌ أَيْ رِسَالَةٌ Ve لِسَانُ الْقَوْمِ [lisânu’l-kavm] Cümle tarafından mütekellim olan adama ıtlâk olunur; yukâlu: هُوَ لِسَانُ قَوْمِهِ أَيِ الْمُتَكَلِّمُ عَنْهُمْ Ve zahr-ı Kûfe’de bir arzın ismidir. Ve Minkar kabîlesinden bir şâ’ir ve fâris adıdır. Ve لِسَانُ الْمِيزَانِ [lisânu’l-mîzân] Terazi diline ıtlâk olunur; yukâlu: إِسْتَوَى لِسَانُ الْمِيزَانِ أَيْ عَذَبَتُهُ Ve لِسَانُ النَّارِ [lisânu’n-nâr] Âteşin şu’lesinin ucuna denir ki zebâne ta’bîr olunur

Osmanlıca Tüm Çekim ve Benzerlerde Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
Osmanlıca Tüm Madde Anlamlarında Arama (-)

Daha fazla sonuç göster
MİSAFİR KULLANICI
  • 10 Sözlük İçinde Arama
  • 3 Kelime Günlük Sorgu
  • 2 Hassas Arama Sonucu
  • 2 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 2 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 2 Metinler İçerisinde bulma
  • 500 Karakter Günlük Çeviri
  • 2 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Yok
  • Kelime Kökeni Yok
  • Gelişmiş Filtre Yok
  • Reklam Gösterimi
ÜCRETSİZ KAYDOL
  • 25 Sözlük İçinde Arama
  • 5 Kelime Günlük Sorgu
  • 4 Hassas Arama Sonucu
  • 4 Benzerlerde Arama Sonucu
  • 4 Anlamlar İçerisinde bulma
  • 4 Metinler İçerisinde bulma
  • 1000 Karakter Günlük Çeviri
  • 3 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok
ABONE KURUMLAR
  • 50 Sözlük İçinde Arama
  • 250 Kelime Günlük Sorgu
  • Sınırsız Arama
  • Sınırsız Benzerlerde Arama
  • Sınırsız İçerisinde bulma
  • Sınırsız Metinlerde bulma
  • 10000 Karakter Günlük Çeviri
  • 100 Kelime Günlük Çözümle
  • Kelime Özellikleri Var
  • Kelime Kökeni Var
  • Gelişmiş Filtre Var
  • Reklam Gösterimi Yok